Madem QNET Bu Kadar İyi, Neden Herkes Bu İşi Yapmıyor?

İnsanlar çeşitli nedenlerden dolayı QNET‘e ‘hayır’ diyor. Bu insanların çoğunluğunun hayır demesinin sebebi, QNET’i hayatlarına nasıl sığdırmaları gerektiğini ve sistemin nasıl işlediğini bilmemeleridir. Belki akıllarında sabit bir yaşam biçimi olduğundan, belki de girişimcilik fikrine cesaret edememelerinden… Diğerleri ise, telaşlı yaşamlarında QNETe ayıracak yeterli zamanının olmadığını söylemektedir. Haftada 70 veya 80 saatin üzerinde çalışan birçok insan boş zamanlarında büyük pazarlama ağı şirketleri kurmuşlardır. Bakıldığında bu iş sadece bir öncelik meselesi.

QNET’e katılmayan insanların çoğunluğunun kendince sebebi aynı: “benim için işe yarayacağını sanmıyorum“. Tabi ki, işiniz network marketing ise, bu insanları ikna etmeniz, kazançlarınızın gerçek ve somut olduğunu göstermeniz gerek. Yine de günün sonunda, birçok insan asla bu işi yapmayacaktır. Eh, herkes doğrudan satış işine girerse, kim doktor, diş hekimi, politikacı, müzisyen, dükkan çalışanı, polis, garson, aşçı, muhasebeci, öğretmen olacak?

Sonra bir de kendinden emin olan insanlar var. Bu insanlar birinin neden network marketing organizasyonuna katılmak isteyeceğini anlayamıyorlar. Hatta bu konu hakkında bilgi sahibi olmadıkları halde, etrafında buna ilgisi olan insanlar varsa onları da bu işe girişmekten alıkoymak için neredeyse ellerinden geleni yapıyorlar. İşte bu her zaman network marketing‘i bilmeyenlerin cehaletinden kaynaklanmaktadır. Genellikle bu kişilerin network marketing‘i deneyen ve başarısız olan bir arkadaşı vardır. Çoğu zaman bu insanlar, yeterince sıkı çalışamadıklarını itiraf etmiyorlar ve izlerini şirket veya iş modelinin işleyişini suçlayarak örtüyorlar.

Bazen yeterince araştırma yapmadan, küçük ve yetersiz şirketlere katılıyor ve sonucunda da başarısız oluyorlar. Maalesef bu insanlar her zaman var olacak. Zor bir şeyi elde eden herkes, bir zamanlar neden başarısız olduklarından emin olduklarını söyleyen insanlarla karşı karşıya gelmiştir.

En büyük başarı düştükten sonra kalkabilmektir” denir. Gerçekten de, kendi alanında bir deha olarak kabul edilen kimi insanlar, büyük sıkıntıları, başarısızlıkları aşarak bu noktaya gelmişlerdir. İnsanlar onları anlamamış, ama yıldıramamıştır. Uzmanlar “önemli olan asla yılmamaktır” diyorlar, başarılı olmak için yılmadan çalışmak gerekir. Albert Einstein’ın okuldaki matematik öğretmeni ona asla başarılı olamayacağını ve kafası çalışmadığı için hayatının geri kalanını bu şekilde sürdüreceğini söylemiştir. İşte o genç, olağanüstü düşünce yapısı ile modern fizikte devrim yaratmıştır. Bende bu denli hayranlık uyandıran bilim adamının sevdiğim bir alıntısı var: “Büyük ruhlar, sıradan beyinler tarafından her zaman şiddetli muhalefet gördü. Sıradan bir beyin, geleneksek önyargıları körce boyun eğmeden reddeden ve düşüncelerini dürüstçe ve cesurca ifade eden insanları anlayabilecek kapasiteye sahip değildir.” – Albert Einstein

Çoğu zaman bu insanlar iyi niyetlidir, ama sadece kendi görüşlerini benimseler ve savunurlar. Sizin fikirlerinizin, hayallerinizin ve düşüncelerinizin onların gözünde bir önemi yoktur. Milyonlarca insan onlara yapmamalarını söyleyen “iyi niyetli arkadaşlar” nedeniyle hayatlarında olağanüstü şeyler başarmaktan alıkonulup geri çekilirler. Siz onlardan biri olmayın. Kararınızı kendiniz için analiz etmelisiniz – doğru olduğundan emin olduğunuz işin peşine düşün ve asla yılmayın. Başkaları hatalı olduğunu söylediği zaman şüpheye düşmeden önce, onlardan daha çok şey bildiğinizi hatırlayın. Başka birinin cehaleti, sizin başarı şansınızı elinizden almasın!

Scroll to top